Metal Sözlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Metal Sözlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Temmuz 2009 Perşembe

Metal Sözlük #10: Metal Türleri


70’lerden gelen ve metalin babası diyebileceğimiz Black Sabbath, doom metalin de atasıdır. Doom; kelime olarak kıyamet demek. Müzik genelde daha ağır ritimli, ölümü çağrıştıran melodilerden müteşekkil. Bu türün 80’lerden en sevilen örneği İsveçli Candlemass. Bu grubun 86 tarihli Epicus Doomicus Metallicus albümü ile türün adı net biçimde oluşuyor: Doom metal!

Tabii ağır ritmin zıttında, hızlı ritim kullanan gruplar da var. Bu tarza da speed metal deniyor. Gene NWOBHM’den örnek verirsek… “Atletik rock” yaptığını söyleyen Raven, daha sonradan hemen bütün ekstrem türlere sebebiyet verecek Venom, benim çok sevdiğim Satan, -ki bu grup power metalin de ilk örneklerindendir- ve eskilerden Motorhead; türün ilkleri arasında sayılabilir. Burada metale hız faktörünün punk’tan, punk’a da rock’n roll’dan geçtiğini belirtmek gerek. Speed metalde bateristin dakikada kaç vuruş yaptığını önemseyen kitle, benim metalden ilk kez soğumama vesile olmuştu. Ancak melodik olanlarını -ki bunlar genellikle Alman gruplarıdır- severim. Örnek: SDI

Power metale geçersek… Vokalistin sesinin güçlü ve melodik olduğu, nakaratında müthiş melodilerle dikkati çeken, genelde Ortaçağ, savaş ve efsane konularını işleyen bir türdür. Bu türün atası Satan’sa, popülerleştiren de Amerikalı Manowar ve Alman Helloween’dir. Tabii ki tanıma uygun sese sahip Michael Kiske’li Helloween dönemini kastediyorum.

Gene punk etkileşimli thrash ise Metallica ile gün yüzüne çıkmış ve popülerleşmiş, Slayer ile sınırlarını belirlemiştir. Gitarların distorsiyonu, hard rock’tan heavy metale geçişte ne kadar arttıysa, metalden thrash’e geçerken de bir o kadar daha artmıştır. Thrash’in formülasyonu basit anlayacağınız.

Venom, müziğinden ziyade, müziğe getirdiği yeniliklerle birçok tarzın ortaya çıkmasını sağlar. En başta şarkı sözleri ile şeytan temasının işlenmesi ve Black Metal albümü ile bu türün isminin de babası olur Venom. Pek bilinmeyen Hell grubu da şeytani temalı ve tiyatral anlatımı benimseyen gruplara önder olacak, bu tür, zorla Hıristiyanlaştırılan İskandinav yarımadasında acayip taraftar bulacak ve bir sürü alt türev metal tarzının da doğmasına yol açacaktır…

Satan grubunun iki elemanı, gitarist Steve Ramsey ve basçı Graeme English’in 90’da kurdukları Skyclad de folk metal gruplarının ilk örneklerindendir. Etnik müzikleri ve müzik aletlerini metalle harmanlamak” şeklinde tarif edebiliriz folk metali…

70’lere dönersek… Folk, doom ve black türlerine rock grupları arasında bol bol rastlanırdı. Jethro Tull, Black Sabbath ve Black Widow, ilk bilinen örneklerdir. Bu grupların yaptıkları, 80’lerde metal gruplarına illa ki esin kaynağı olmuştur. Yalnız; şeytani müzik yapan eski gruplar ile (80’ler) yeni gruplar (90’dan günümüze) arasındaki belirgin fark, vokalde ortaya çıkar. Yeni gruplarda vokal, kedi miyavlaması gibidir! Eski gruplarda ise vokalde yapay bir zorlama, ses değiştirme, taklit etme gibi bir şeye rastlanmaz.“

Aynı şekilde; 70’lerde çok popüler olan ve cazdaki virtüözlüğün rock alanına taşınması ile ortaya çıkan progressive rock da ilk olarak Rush tarafından metale uyarlanmıştı. Bugün de Dream Theater’la hayli revacta… Gene 70’lerde; popüler çizgide renkli kıyafet ve makyajlarıyla dikkat çeken glam rock da Kiss’le metal dünyasına girmiş; Quiet Riot, Ratt, Mötley Crue gibi gruplar 80 ortalarında listeleri alt-üst etmişlerdir. “Hair” de denen bu türde grup elemanlarının maske takması veya makyaj yapması adettendir.

Death metale adını Amerikalı Death grubu vermiş, sonradan İskandinavya, eski Doğu Bloku ülkeleri ve Latin Amerika’da fazlasıyla sahiplenilmiştir. Thrash ve speed’den en belirgin farkı, vokalin boğuk olmasıdır. Bu tür vokale brutal (zalim) vokal deniyor. Ayrıca punk’tan aksak ritim ödünç alan hardcore etkisi de görülür bu tür müzikte. Death grubu müzikaliteye önem verirken, türün son dönemdeki örneklerinde içi iyice boşalmış, işi sadece vokal şovuna dönüştüren gruplar kalmıştır. Bugün artık brutal vokali de abartan bazı elemanlar şarkıyı adeta karınlarından söylüyorlar ki, ben bunlara vantrolog vokal diyorum ! Evet; izah etmeye çalışayım: Artık ses gırtlaktan değil, daha aşağıdan, derinlerden, büyük ihtimal bağırsaklardan filan geliyor! Death’in de ötesi denebilecek türlere gore metal deniyor…

Neoklasik metal, klasik müzikten yoğun olarak beslenir. İlk örneklerinin, 70’lerden Deep Purple olduğunu söyleyebiliriz. Günümüzde bu türün en bilineni Yngwie Malmsteen ’dir. Tabi gitarist ustalığı ile ön plana çıkan gruplara shred metal de denir.

Okyanusun öte yakasında punk’taki aksak ritimleri metale uyarlayan grupların ilk örnekleri Anthrax ve Suicidal Tendencies'dir. Bu türe, sertlik ve hızlılık katsayısı göz önüne alınarak hardcore ve speedcore denir. Ayrıca Anthrax, rap grubu Public Enemy ile ortak ilk rapmetal şarkılarını icra etmiş, nedense 90 sonlarında bu türe rapmetal yerine numetal terimi uygun görülmüştür.

Son olarak; teknolojik gelişimle gitar sesinin elektronikleşmesi ve vokalin de “dicitize” edilmesiyle ortaya çıkan industrial metal ile bitirelim türleri. İlk örneği Ministry’dir. Eğer dinlediğiniz şey yazdıklarımızın hiçbirine uymuyorsa, ya alternatif metaldir, ya da deneysel (experimental)… Ana türler bunlar, ama sludge, grind, stoner, ambient, senfonik, atmosferik, epik, gotik gibi türler de çıkabilir karşınıza ki bunlar yukarıda belirttiğimiz türlerin birkaçının sentezi ile oluşmuştur.

13 Nisan 2009 Pazartesi

Metal Sözlük # 9 : Album Terimleri II (Compilation, Demo, Cover, Tribute, Split)


Compilation derleme, toplama album olarak çevrilebilir. Değişik grupların parçalarından oluşan albumlerdir. Bazen yeni çıkan album tanıtımları için yayıncı firmanın bünyesindeki gruplar yer alır içinde. Belli döneme damgasını vuran aynı türde iyi parçalarından da oluşuabilir. Bazen de yandaki gibi aynı şehrin gruplarına yer verilebilir. Metal dünyasında genelde ilki geçerlidir. Toplamadaki grupların farklı şirketlerle anlaşmaları halinde album yayınlanmadan önce teliflerin ödenmesi gerekir… Bu albumlerin tanıtımında /various artists (farklı sanatçılar) kısaca v/a ibaresini görürsünüz. Bir grubun iyi parçalarının olduğu kompilasyon albumler de yayınlanır ki bunlar best of ya da greatest hits (en iyiler) olarak bilinirler…

Demo, şarkı ya da şarkıların ilk halleriyle yapılan ham kayıtlardır. Çoğunlukla EP ya da kaset şeklinde olur, bazen de uzun, içinde bir albumluk şarkı bulunan demolar yayınlanır. Amaç referans olarak birine dinletmek olduğundan grupların ilk çalışmaları genelde demo kayıtlardır. Bu kayıtların beğenilmesi halinde studyoda şarkılar aynı ya da farklı biçimde, ama daha iyi kalitede çalınıp tekrar kaydedilerek EP ya da album haline gelir. Demo’nun kaydı güzelse aynı kayıt albumde kullanılabilir. Bazen de demodaki şarkılar yeniden yorumlanır ya da sonraki albumlerde hiç kullanılmayadabilir. İyi grupların ilk demoları tabi gerçek olmak kaydıyla çok revaçtadır. Kompletist kolleksiyoncular, yani gruba ait tüm şarkıları toparlamaya çalışanlar için de demolar çok önemlidir. Ayrıca özellikle NWOBHM patlamasında bir çok grup demo yayınlamış, ama çeşitli nedenlerle album çıkaramayıp “sadece demo” grubu olarak kalmışlardır. Bunlardan en önemlisi Deep Machine’dir ki sırası gelince “sadece demo” gruplardan da bahsedeceğiz…

Cover, bir şarkının başka bir grup tarafından tekrar yorumlanmasıdır. Her iki yorumcu aynı tarz müzik yapıyor olabilir, ama bazen bir parçayı yepyeni bir tarzda bulur ve tanımakta zorlanabilirsiniz. Günümüzde iyi grupların parçalarının bir albumde farklı gruplarca cover’lanması (yorumlanması) sık rastlanan bir durumdur ki bunlara tribute albumler deniyor. Tam olarak “bir grubun anısına çıkarılan album” diye Turkçeleştirebiliriz… Metal dünyasında ve son dönemde ülkemizde de rastlanıyor bu albumlere. Daha önce Ezequiel bu konudan detaylı olarak bahsetmişti!

Son olarak split albumu tanıtalım: İki veya daha çok grubun yer aldığı karma albumlerdir. Bazı gruplarının EP’lerinin ardarda yayınlanması, ya da 45’lik albumun iki yuzunde farklı iki grubun olması gibi örneklerine rastlanır. Ekonomik sıkıntılarla, ya da aynı tür müzik yapan iki grubun yakında çıkacak albumlerinin tanıtımı gibi amaçlarla çıkarılabilir. LP’den cd’ye geçildikten sonra split albumler azalmış, kompilasyon albumler artmıştır, ama zaten split album de bir tür kompilasyondur :)))

13 Ekim 2008 Pazartesi

Metal Sözlük # 8 : Album (plak, kaset, cd) terimleri


Müziğin popülerleşmesi 1950’lerle başlar. Bu dönemde iki yüzü bulunan plaklar (vinyl) üretilirdi. Plak terimleri, plakların çap ölçüleri olan 7, 10 ve 12’’(inç)den gelir. Plakların A ve B yüzü diye adlandırılan iki yüzü vardır. Single (tek) ve mini album / EP (Extended play, uzun çalma) olarak tabir edilen cd’lerin plak versiyonu 7’’dir. Genellikle plağın her iki yüzünde birer şarkı bulunur, ancak şarkıların uzunluğuna göre daha fazla şarkı da olabilir (en fazla 6 gördüm). Genelde albume adını veren parça A yüzünün açılış parçasıdır. B yüzündeki parça da çoğunlukla kısa süre sonra çıkacak albumde yer almaz.

Bu arada 7’’ ülkemizde 45’lik olarak bilinir. 45 de dakikada plağın dönme yani devir hızıdır! Plaklar 70’lerde yoğun olarak üretilmiş, 80’lerde kaset kullanımı ile etkisi azalmış, 90’larda CD’lerin seri üretimi ile sadece kolleksiyoncular ve DJ’ler için sınırlı sayıda basılır hale gelmiştir. 10’’lik plak artık pek üretilmiyor. 12’’lik plakları ise LP (Long play) ya da cd album olarak adlandırılabiliriz. Ülkemizde 33’lük olarak bilinirler. Kabaca plakların her yüzünde beşer şarkı bulunur, süresi de ortalama 20’şer dakikadan 40 dakikadır. Arşivimi karıştırdığımda Queen’in Greatest Hits plağının süresinin 60 dakikaya yakın olduğunu farkettim.

Konuyu kaset açısından irdelersek, boş kasetler 46, 60 ve 90 dakikadır. Ancak özel üretilen kasetler farklı sürelerde olduğundan album süresi kadar basılabiliyordu. Pederin 88’de Almanya’dan getirdiği Helloween’in Keeper of the 7 keys Pt.2 kasedinde de bonus şarkı Save Us vardı. Sonradan cd versiyonuna da eklendi bu parça. Bonus parça eklemek ilk başta az olan satışları özendirmek ya da plaktan daha pahalı olan cd’leri teşvik etmek içindi… Analog plaklardan digital CD’lere geçildikten sonra album süreleri 70 dakikanın üzerine çıkmıştır. Örneğin Metallica’nın And Justice For All albumu iki plakken, tek cd olarak yayınlanmıştı ki bu plak ve cd’nin süre kapasitesiyle alakalı.

Geçmişte single olarak yayınlanan şarkılar sonradan gruplar tarafından B-Sides (b yuzleri) ve “rarities” olarak albumleştirilmiştir. B-side, single’ın B tarafında yer alan ve genelde albumlere konulmayan, rarity ise daha önce yayınlanmamış, ender bulunan parçalardır. Grup albume süre nedeniyle ya da tarzının farklı olmasından dolayı koyamamış da olabilir…

23 Temmuz 2008 Çarşamba

Metal Sözlük # 7 : Stage Dive (Sahne Dalışı)!

Aslında adından anlaşılıyor; Metal konserlerinde önde yer alan mutlu azınlıktan kafası iyi olanın sahnedeki badigard’ları ekarte ettikten sonra seyirciyi havuz sanıp kendini seyircilerin üzerine salmasıdır. Hayır Ankara’da metalin yeni yayıldığı dönemlerde henüz buna hazır olmayan kitle, daha koltukları sökülmemiş salonda geri çekiliverince kafasını gözünü patlatan da çok olmuştur:) Zaman zaman grup elemanları, çoğunlukla da müzik aleti olmayan solistlerce gerçekleştirilmesi, konserin tadından yenmez olması demektir.

19 Haziran 2008 Perşembe

Metal Sözlük # 6 : Riff Nedir?

Sözlük anlamı üstüste tekrarlanan müzikal cümle olmakla birlikte, özellikle metallica ile birlikte müziğin ana melodisinin elektro gitarla çalınması ile ortaya çıkan cayır cayır ritm’lere, tekrarlayan partisyonlara riff diyoruz. Tabi ritm gitarın o güne kadar hızlı çalınması, özellikle bateriden daha hızlı olabileceği kimsenin aklına gelmemişti. Misal: The Four Horsemen!

Bu arada artık metal sözlük için de etiket koydum, eski maddelerin hepsine bakabilirsiniz...

8 Haziran 2008 Pazar

Metal Sözlük # 5 : Pogo / Mosh nedir?

Kısaca konserde müzikle kendinden geçmiş güruhun kontrolsüz hareketlerle hareket etmesi, bu esnada bedenlerin, uzuvların birbirine bilinçli ya da bilinçsiz çarpmasıdır. Müziğin ve dinleyicinin şiddeti doğrultusunda yaralanmalarla sonuçlanması kaçınılmazdır. Açıkçası bu hareket yoğun seyircili konserlerde istense de yapılabilecek birşey değil. Kaldı ki baba grup konserlerinde seyirci genelde öne yüklendiğinden anca daha arka taraflarda yapılabileceğini düşünüyorum. Terminolojiye nasıl girdi bilmiyorum ama pek rastlanmayan bu aktivitenin metalin çoğulcu ruhuna da uymadığını düşünüyorum… Yani ilk olarak punk, grunge ya da core konserlerinde görülmüş olması daha muhtemeldir. Bireysel bir aktivitedir, yanındakini değil kendini düşünürsün çünkü… Bu arada Mosh’un Devil’s Horn olduğunu zanneden yurdum metalcisini düzeltmek de blogumuzun misyonu olsun:) Devil’s Horn için bkz. Metal Sözlük # 2

Metal Sözlük # 1

Metal Sözlük # 2

Metal Sözlük # 3

Metal Sözlük # 4

16 Mayıs 2008 Cuma

Metal Sözlük # 4 : Distorsiyon nedir?

Aslında kelime olarak bozulma anlamına gelir ki istenmeyen bir durumdur. Ancak istisnası gitarın sesinin amfiden geçişi sırasında sesin distorte olmasıdır ki metal müzik için vazgeçilmez ve arzulanan birşeydir. Çünkü heavy metal müzik sound’unun özünü elektro gitarın distorsiyonu oluşturur. Metalin agresiflikle özdeş görülmesinde en büyük paye de gene distorsiyona aittir. İlk olarak Jimmy Hendryx, Black Sabbath’dan Iommi ve Led Zeppelin’den Page tarafından bugünkü sound’a yakın şekilde kullanıldığını söyleyebiliriz. Teknolojik gelişmeyle doğru orantılı olarak distorsiyon pedalı, faz kutusu gibi aletler 80 başlarında bugünkü sounda iyice yaklaşarak metali metal yapan başlıca unsurlar olmuştur…

Metal Sözlük # 1

Metal Sözlük # 2

Metal Sözlük # 3

16 Nisan 2008 Çarşamba

Metal Sözlük # 3 : Head bang nedir?


Metal dünyasının en çok kullandığı tabirlerdendir. Turkçe’ye “kafa sallama” diye çevrilebilir ki sallayana da haliyle “head banger” denir. Kafayı yukarıdan aşağı salıverirsin, bir de saçın uzunsa hoş bir görüntü oluşturur. Tabi hareket, müziğin ritmine uygun, gitar riff’leriyle de uyumlu yapılmalıdır. Önce rock, sonra metal muzikte ortaya çıkmış bir dans figürüdür. Yani metalci adam dans etmez:-) İlk olarak 68’de Led Zeppelin’in Boston Konserinde ön sıradaki seyirciler tarafından yapılan ritmik hareketlerin bu terimle adlandırıldığı rivayet olunur. Sahnede çalan gruplarda en rahat headbang yapan kişi haliyle solisttir. Bazı ağır abiler (Thrash’ciler), belden aşağı vücutlarını sallayarak yaparlar ki çok sürdürülebilir değildir böylesi! Bu işin manifestosu Metallica’nın ilk albumu Kill’em all’ın arka kapağına kazınmıştır: “Bang that head that doesn’t bang!”


Metal Sözlük # 1


Metal Sözlük # 2

29 Mart 2008 Cumartesi

Metal Sözlük # 2 : Şeytan bunun neresinde?


Metali ifade eden bir numaralı simgedir! Devil’s horn, yani şeytan boynuzu diye bilinen bu şekil; işaret ve serçe parmakları açık dururken yüzük ve orta parmağın arkaya kıvrılması, baş parmağın da kıvrılan iki parmağın üzerine yerleştirilmesi ile yapılır. Nadiren baş parmağı yana açarak yapana da rastlanır. Hem grup üyeleri hem de seyirciler konserlerde, showlarda poz verirken, bu işareti yaparak metalci olduklarını ifade eder. Metale saldırmak için bahane arayanlar içinse bulunmaz nimettir. İşaretin şeytan kafasına benzerliğinden hareketle metali satanizmle eşleyiverirler. Halbuki Ronnie James Dio’nun terminolojiye kazandırdığı işaret, Dio’nun Italyan ataları tarafından kötülüğün gözü (evil eye) diye bilinir ve bizdeki nazar boncuğu misali kötülüğü yani şeytanı kovmak için yapılırdı. Nerden nereye:)

Metal Sözlük # 1

24 Mart 2008 Pazartesi

Metal Sözlüğü Ek-1: Heavy Metal Teriminin isim babası kimdir?


Ulaşabildiğim kadarıyla bu terimi müzik için kullanan ilk kişi Mike Saunders! Mike Saunders’ın lakabı Metal:-)Müzik yazıları dışında California’lı punk grubu Angry Samoans’ın vokalistliğini de yapmış bir şahsiyet kendisi. 12 Kasım 1970’de Rolling Stone Dergisi’nde Humble Pie’ın “As Safe As yesterday is” plağına yaptığı yorumda heavy metal terimini ilk kez kullanıyor. Daha sonra Metal Mike, Creem Dergisi’nde Sir Lord Baltimore’un Kingdom Come albumunu yorumlarken de aynı terimi kullanıyor Mayıs 1971’de! Ne mutlu bize ki dergi arşivinden bu yorum’a ulaşabiliyoruz.

İşte Mike’la birlikte Creem Dergisi’nde editörlük yapan ve Amerikanın en iyi müzik kiritikçilerinden kabul edilen Lester Bangs, bu terimi Black Sabbath ve Led Zeppeline için defalarca kullanarak genele mal olmasını sağlıyor. Yani isim babaları Mike Saunders, Lester Bangs ve Creem Dergisi diyebiliriz. Maalesef Lester Bangs’ı 30 Nisan 1982’de kaybettik…

20 Mart 2008 Perşembe

Metal Sözlüğü # 1 “Heavy Metal” ilk ne zaman ortaya çıktı?


Sözlüğün ilk konusu muhakkak ki bu olmalı diye düşündük ama cevabı en kazık soru da buydu. Bu soruya hemen herkesin cevabı farklıdırı! Kanımca 60 ve 70 lerde muzik ve davranış kalıpları bakımından ilk kıvılcımlar atılmış da olsa metal, teknolojinin müziğidir ve soundunu tam anlamıyla NWOBHM dönemi ile yani 80 başında oluşturabilmiştir. Dolayısıyla sonradan metal grubu olarak anılacak Judas Priest’ler, Scorpions’lar ilk dönemlerinde anca hardrock diye adlandırılabilir! Ama davranış, duruş, sound, şarkı sözü bakımından ele alınırsa Black Sabbath’ın ilk metal grubu, grubun ikinci albumu Paranoid’in de ilk metal albumu olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu tespit de album çıktıktan oldukça sonra metalin hard rock’tan evrilme süreci tamamlandığında yapılabilmişti!

Gelelim metal’le ilgili diğer konulara: En yaygın hata 66 yılında Steppen Wolf’un Born to be wild parçasında geçen “heavy metal thunder” lafıyla başladığı geyiğidir. Parçada heavy metal’den kasıt chopper tarzı büyük motorsikletlerdir, metal müzik değil! Ancak metal’in atası hard rock’a önemli katkı yapan hippi hareketi ve Easy Rider filminin özellikle Amerikan metal grupları açısından önemi ve etkisi tartışılmaz! Heavy metal kelimelerinin bir şarkıda beraber geçmesi açısından ilk olduğu da söylenebilir Born to be wild’ın!

Gene Iron Butterfly’ın heavy albumunun ilk metal örneklerinden olduğu söylenir, ancak tarzı ile gitar kullanma stili ile bu gruptan çok daha fazla bu payeyi hakeden grup var: Misal Metali metal yapan distorsiyon denince ilk gelen akla Hendrix gibi! Ancak heavy kelimesi ile müzik literatürüne sert / ağır tabirinin girdiğini kabul ediyoruz! Sound olarak metale yakın diğer hard rock grupları Cream, Led Zeppelin ve tabii ki B.Sabbath! Kinks ve The Who’nun gitar parçalama vs agresif sahne show’larıyla ilk oldukları da söylenebilir.

Konunun teknoloji ile birebir alakası olduğunun en önemli göstergesi ise metal devi Judas’in 80 öncesi ile sonrasının sound olarak kıyaslanması ile net ortaya çıkar. İlk albumlerinde distorsiyonu az olan Judas 80’lere doğru bulur kendini. Sonuçta NWOBHM akımı ile yani yeni dalga İngiliz Metali ile metalin hard rock’tan ayrılıp ayrı bir kulvarda yürümeye başladığını düşünüyoruz. Yeni dalgadan kasıt da 70lerdeki hard / acid rock gruplarından farklı olarak soundun daha belirginleşmesi olsa gerek. Bu dönem 70 sonlarında Iron Maiden, Motörhead, Saxon, Def Leppard ve Diamond Head’le başlar. Saxon’un 81 tarihli dördüncü albumu Denim & Leather adıyla ve grubun bu kıyafetlerle yaptığı show’larla metal dunyasının modasını belirlemesi açısından önemlidir. Tabi cinsel tercihi nedeniyle homo mağazalarından alış veriş yapan Halford’un deri pantalonlarının erkek egemen metal dünyasında moda olması da ilginçtir

Internet elimizin altında oldukça konuya ilişkin yeni doneler elde ettikçe sözlüğümüzü update edeceğiz deyip yitelim…